21 Kasim 2017 - 2 Rebiü'l-Evvel 1439
İslâm’da Ukûbât Nizâmı | Takiyyuddîn En-Nebhânî

بسم الله الرحمن الرحيم

 

Yayınevinin Mukaddimesi

 

el-Hamdulillahi Rabbil Âlemin… es-Salatu ve’s Selamu Ala Rasulina Muhammedin ve Alihi ve Sahbihi ecmain…

İnsanoğlunun dünya hayatındaki hareket ve davranışları, fıtratından kaynaklanan uzvî ve içgüdüsel ihtiyaçlarının mahsulüdür. Bu ihtiyaçlar evveliyatta iki insan arasındaki dar çerçeveli ilişkiler olarak başlar, zamanla ilişkilerin kapsamı daha da genişler. İki fert arasındaki ilişki, akabinde toplumsal ilişkilerin tanzim edildiği devlet olma sürecine ulaşır.

İnsanlar arasındaki intizamın sağlanabilmesi, huzurlu ve emniyetli bir ortamın temini için, bağlayıcı bir kuvvet tarafından bir takım nizamların tesis edilmesi kaçınılmazdır. Çünkü dirlik ve düzen ancak böylesi bir kuvvetin (otoritenin/sultanın/devletin) varlığı ile mümkündür; aksi halde kaos ve karmaşa o topluma hâkim olacak ve düzenin bozulmasına, intizamın kaybolmasına, sükûnet ve huzur ortamının yıkılmasına neden olacaktır. Bunu da şüphesiz ki hiç kimse istemez.

Bugünün dünyasında da -geçmişte olduğu gibi- insanoğlu her zaman birbirleriyle alakalar kurmuş ve bu alakaların ikamesi ve tanzimi için bağlayıcı nizamlara ihtiyaç duymuştur. Bu bağlayıcı nizamlar ise, ya derin düşünebilen bir takım insanlar eliyle konulmuş ve onları benimseyen sulta/otorite tarafından uygulanır olmuştur; ya da vahyedilen bir vahyin ışığında insanlara risalet taşıyan nebiler ve rasuller eliyle konulmuş ve bu vahyî nizamları benimseyen sulta/otorite eliyle tatbik edilir olmuştur.

Şurası gayet vazıhtır ki, günümüz dünyasında da çok açık bir şekilde müşahede edildiği üzere insan aklının mahsulü olan nizamlar, insanoğluna hem layık olduğu seçkin yaşamı tesis edememiş hem de günbegün hayatı daha çekilmez bir hale sürüklemiştir. Vahyi merkez alarak inkişaf eden nizamlar ise, her daim insanlığı bulunduğu seviyeden daha üst bir seviyeye taşımış, onu layık olduğu âlâ makama ulaştırmıştır; hem de dünya hayatının lezzetlerinden vazgeçirmeksizin, bilakis onları ayakları altına sererek…

Velhâsılıkelâm, insanlığın içinde bulunduğu buhranın da yegâne ilacı, sahih ideolojik bir temel üzerine oturmuş, bu temel üzerinde yükselmiş ve yine aynı temelden neşet etmiş nizamların hâkim olduğu bir yaşam modelidir. İşte bu model, son İlahî din olan İslâm’ın, hayatın her alanını kuşatmasıyla kemale erecek olan İslâmî yaşamdır. İnsanlar arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesi, huzurun ve emniyetin tesis edilmesi, Müslümanların beldelerinin ve hatta tüm dünyanın suç ve günah kirinden temizlenmesi -mümkün olmasa da en aza indirilmesi- ancak ve ancak bu İslâmî yaşam tarzının hayata hâkim olmasıyla mümkün olabilecektir.

İlk kez H. 1385-M. 1965 tarihinde yayınlanan elinizdeki seçkin eser, Üstad AbdurRahman el-Malikî’nin Yayınevimizce yayınlanmış ikinci kitabıdır. İslâm’ın İktisâdî Siyâseti isimli birinci kitabında da olduğu gibi Üstad Malikî, bu eserinde de Müslümanların kültürleri nezdinde mevcut olmasına rağmen, varlığından bîhaber bırakılmış İslâmî Ümmet’e, hayatın temel taşlarından ve hatta olmazsa olmazından olan bir hususu kendilerine göstermekte ve aynı iktisâdî nizâmda olduğu gibi ukûbât nizâmında da İslâm’ın nizâmını salık vermektedir.

Dört ana bölümden oluşan kitabımızda; ukûbâtın ne olduğu, hadlerin nelerden oluştuğu, hadler ile ilgili olarak dikkat edilecek hususlar, hadlerin beyyineleri, ukûbat uygulanırken dikkat edilmesi gerekenler, cinayetler ve alakalı hususlar, tazir ukûbatları, (Devlet’e) muhalefet suçları ve ukûbatları, affın vakıası ve tafsilatları… gibi hususları ve daha fazlasını bulacaksınız. Kısacası İslâmî Ukûbât Nizâmı’nın vakıasını idrak edecek, İslâm’ın da kendisine has bir ukûbât nizâmının olduğunun farkına varacak ve günümüz batıl ideolojilerinin ötesinde İslâm’ın vakıaya hükmedici, suça giden yolları tıkayıcı, caydırıcı tarafını daha net göreceksiniz…

KöklüDeğişim Yayınlarını okuyan görecektir ki, KöklüDeğişim Kütüphanesi, İslâmî Ümmet’in yitik dünyasını izhar etmekte ve kendilerine beşerî ideolojik zulmün elinden kurtarıcı adeta bir hayat iksiri sunmaktadır: Akaid, siyâsât, iktisâd, beyyinât, ukûbât… ve benzeri İslâmî Nizâm ve İslâmî Hayat binasının sütununu oluşturan daha nice emsalsiz eser…

 

Köklü değişim çok daha yakın artık… Heyhat bilselerdi…

Gayret bizden, muvaffakiyet Allah’tandır.

وَقُلِ اعْمَلُواْ فَسَيَرَى اللّهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ وَالْمُؤْمِنُونَ وَسَتُرَدُّونَ إِلَى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

De ki: ‘Çalışın! Çalışmanızı Allah da, Rasulü de, mü’minler de göreceklerdir. Sonra da görüleni ve görülmeyeni bilen Allah’a döndürüleceksiniz de, O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.’

(et-Tevbe 105)

 

 

(H.) Muharrem 1429 / (M.) Ocak 2008




Sipariş etmek için:

0 312 229 77 91
Yorumlar