NULL
loader
KÖKLÜ DEĞİŞİM MEDYA ŞANLIURFA TEMSİLCİLİĞİ HEYETİ YEREL MEDYAYI ZİYARET ETTİ

KÖKLÜ DEĞİŞİM MEDYA ŞANLIURFA TEMSİLCİLİĞİ HEYETİ YEREL MEDYAYI ZİYARET ETTİ

Köklü Değişim Medya

Köklü Değişim Medya Şanlıurfa Temsilciliği’nden bir heyet, Şanlıurfa’nın yerel medya organlarından bazılarına bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Köklü Değişim Şanlıurfa Temsilciliği’ni temsilen Köklü Değişim Yazarlarından Mustafa KÜÇÜK, Cahit TOPRAK ve Abdullah KOŞDAŞ’dan oluşan heyet, Şanlıurfa’da yayın yapan yerel gazete ve ajansları ziyaret ettiler. Heyetin ziyaretini ve Hizb-ut Tahrir’e uygulanan yargı zulmü sayfalarına taşıyan ajans ve gazetelerin ilgili haberlerini sizlerle paylaşıyoruz.

___

~GAP Gündemi Gazetesi •

Fetö mağduru sanıklar yeniden yargılama bekliyor

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin, meslekten ihraç edilen FETÖ üyesi Hakim ve Savcıların hazırladığı dava dosyalarıyla Hizb-ut Tahrir'e üye 61 kişi hakkında verilen toplam 300 yıllık cezayı onama kararı tepkiyle karşılandı.

Seyfullah POLAT/  Hizb-ut Tahrir üyeliği nedeniyle, FETÖ-PDY üyesi Hakim ve Savcıların hazırladığı dava dosyalarındaki cezaların, Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından oy çokluğuyla onaylanması, sanıkların tepkisini çekti. Uzun yıllardır ülke gündemini meşgul eden davayı takip eden-etmeyen STK temsilcileri ve gazeteciler, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin terör örgütü üyelerince hazırlanan bir dava dosyasını esas alarak karar vermesine yaptıkları açıklamalar ve yazdıkları yazılarla tepki gösterdi.

ÜYELERDEN BİRİ KARARA ŞERH DÜŞTÜ

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin oluşuma ceza yağdırmasının oy birliğiyle değil, oy çokluğuyla alındığı ortaya çıktı. Akit Gazetesi'nde yer alan habere göre 16. Ceza Dairesi Üyesi Mustafa Kurtaran'ın; Hizb-ut Tahrir'e üye olduğu iddiasıyla 61 kişi hakkında verilen toplam 300 yıllık cezanın onanması kararına itiraz ederek şerh düştü.

Kurtaran, karşı oy yazısında, Hizb-ut Tahrir'in kuruluşundan bugüne kadar ülkemizde veya başka bir ülkede cebir- şiddet içeren herhangi bir eylemi tespit edilemediği, 1953 tarihinde kurulmuş olmasına rağmen ülkemizde veya başka bir ülkede bu örgüt adına ele geçmiş silah, mühimmat veya bu nitelikte araç ve gereç bulunmadığı terör örgütü sayılması anayasa ve ceza kanunlarına uygun düşmediğini belirtti.

___

~Yeni Urfa Gazetesi •

FETÖ Yargısı Mağdurları Tekrar Gündemde

15 Temmuz hain FETÖ darbe girişiminin ardından, FETÖ'nün yargı yapılanmasının neden olduğu mağduriyetler tekrar gündeme geldi.

Geçtiğimiz gün gazetemiz Yeniurfa’yı ziyaret eden Köklü Değişim Dergisi Şanlıurfa Temsilcisi Mustafa Küçük, Abdullah Koşdaş ve beraberindeki heyet Yazı İşleri Müdürümüz Şahban Kılıç ile bir süre sohbet etti.

Yapılan sohbetten sonra yazılı bir açıklama yapan Köklü Değişim Dergisi Şanlıurfa Temsilcisi Mustafa Küçük, Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarında verilen cezaların FETÖ kumpası olduğu ilan edilmiş ve yüzlerce general hüküm giydiği halde cezaevlerinde beraat ettirilmiştir. Oysa 28 Şubat mağduru yüzlerce Müslüman halen cezaevlerinde tutuklu kalmaya devam etmektedir. Bu durum İslami camiaların tepkisini çekmektedir. Dedi.

Mustafa Küçük yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:

‘HİZB-UT TAHRİR’E FETÖ KUMPASI

Türkiye de dünden bugüne bağımsızlığı hep sorgulanan yargı sistemi 17/25 Aralık operasyonlarıyla ortaya çıkan gelişmelerden sonra güvenilirliğini ve herkes için adilliğini kaybetmiştir. Yargı sistemi özellikle son 15 yıl içerisinde ‘PDY- FETÖ’nün eline geçmesiyle birlikte kendi dışındaki tüm İslami kesimleri düşman olarak görmüş ve yok etmeye kalkmıştır. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ise maalesef Türkiye’de yargı sistemi temel hukuk prensipleri yerine bu yapının hukuk prensiplerine göre uygulanmıştır. FETÖ bu çerçevede Düşman ceza hukuku prensibi ile hareket ederek kendisine muhalif gördüğü tüm kesimleri uydurma deliller ve zorlama yorumlarla cezaevlerine mahkûm etmiştir.

Bu hukuk dışı uygulamalardan belki de en fazla mağdur olan kesimlerden biri de Hizb-ut Tahrir üyeleridir. Türkiye’de ve 40 küsur ülkede faaliyet yapan ve kimi ülkelerde de legal anlamda fikri ve siyasi metodu benimsediğini ilan eden ve şiddeti benimsemeyen Hizb-ut Tahrire geçtiğimiz ay Ankara Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından ceza yağdı. 78 kişiye toplamda 450 yıl ceza verildi. Daha önce İstanbul, Adana, Ankara, Erzurum ve Van Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanan Hizb-ut Tahrir üyeleri bu mahkemelerin FETÖ-PDY üyesi hakim ve savcıları tarafından Ağır Ceza Mahkemelerinde her birine 7,5 yıldan 15 yıla kadar cezaları verilmişti. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Hizb-ut Tahrir dosyalarına ceza yağdıran sayıları 60’ın üzerinde hakim, savcı ve üyeler şu anda halen FETÖ’den tutuklu bulunuyor.

Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarında verilen cezaların FETÖ kumpası olduğu ilan edilmiş ve yüzlerce general hüküm giydiği halde cezaevlerinde beraat ettirilmiştir. Oysa 28 Şubat mağduru yüzlerce Müslüman halen cezaevlerinde tutuklu kalmaya devam etmektedir. Bu durum islami camiaların tepkisini çekmektedir.

Hizb-ut Tahrire gelince Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 12.08.2003 tarihinde Devlet Güvenlik Mahkemesine gönderdiği bilgi notunda ‘söz konusu örgütün bugüne kadar herhangi bir silahlı eylemine rastlanmamıştır’ denildiği halde Hizb-ut Tahrir yargılamalarında hükme bağlanan cezalara gösterilen gerekçeler ise hukuk açısından trajikomik bir hal almış görünüyor. İşte bazı örnekler; ‘Manevi cebir kullanarak devleti yıkmaya çalışmak’, ‘TC demokratik yollarla halkın desteğini ve sempatisini kazanması mümkün değildir, Bunun için mutlaka şiddete başvuracaklardır’ ‘Şu anda cebir ve şiddet kullanmıyorlar ama Raşid-i Hilafet devletini kurduklarında Hristiyanlarla savaşacaklar’

FETÖ kumpasına maruz bırakılan Hizb-ut Tahrir üyeleri için 29.12.2017 tarihinde Mazlumder basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Genel Sekreter Kartal Kaya yaptı. Basın açıklamasına Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya ve Mustazaflar Cemiyeti İstanbul Şube Başkanı Mehmet Eşin ve Hizb-ut Tahrir Türkiye Medya Bürosu Başkanı Mahmut Kar’da katıldı. 04.01.2018 tarihinde ise İnsan Hakları Derneği birer basın açıklaması ile konuyu Türkiye gündemine taşımaya çalıştılar. Öte yandan Gazeteci yazar Faruk Köse, Abdulkadir Şen, Yıldıray Oğur, Ahmet Turgut Ulucak, Feyzullah Birışık, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Nihal Bengisu Karaca, Âdem Özköse, Hakan Albayrak, Eğitimci Yazar Ahmet Kalkan, Ankara İnanç Özgürlüğü Platformu adına Tayyar Tercan, Avukatlar Murat Sadak, Hüseyin Kurşun, Mustafa Kocamanbaş, Hasan Boztaş, Muharrem Balcı, Hüda-Par Genel Başkan Yardımcısı Erdal Elibüyük ve daha birçok akademisyen, yazar ve gazeteci konuya duyarlılığını gösterip kınama mesajları yayınladılar.” dedi.

___

~Şanlıurfa Olay Gazetesi •

Hizb-ut Tahrir: Zulüm yapılıyor

___

~Ajans Urfa •

Küçük: Zulüm tecelli etmiştir!

Köklü Değişim Dergisi Şanlıurfa Temsilciliği'nden Mustafa Küçük, Hizb-ut Tahrirlilerin haksız bir şekilde tutuklandığını iddia ederek, “FETÖ döneminde etkin olan o 9. Dairenin vermiş olduğu içtihada dayanarak davalar onaylanmaya başladı. Bunun hiçbir dayanağı yok, adalet asla ve asla burada tecelli etmemiştir. Bir zulüm tecelli etmiş, bunun düzeltilmesi gerekiyor” dedi.

Hizb-ut Tahrirliler hakkında görülen davalarla ilgili olarak haksız tutuklamaların olduğunu öne süren Köklü Değişim Dergisi Şanlıurfa Temsilciliği'nden Mustafa Küçük, “Haksız tutuklamalar olmuştu. Bu kardeşlerimiz dergi çıkarıyorlar, konferans veriyorlar, bunun dışında herhangi suç unsuru olan bir şey yoktu. Ama 18 kişiyi bulan kardeşlerimiz hakkında dava açıldı ve Diyarbakır 4. Ağır cezada dava görüldü. Maalesef o zamanlar Yargıtay 9. Dairesinin haksız bir niyet okuma üzerine dayandırdığı bir içtihadı vardı. Yerel mahkemelerde maalesef bu içtihada dayanarak davayı onayladılar, hüküm verdiler haksız bir şekilde” ifadelerini kullandı.

‘FETÖ DÖNEMİNDE ETKİLİ OLAN 9. DAİRENİN İÇTİHADINA UYULDU’

Alınan kararların FETÖ döneminde etkin olan 9. Dairenin vermiş olduğu içtihada dayandığını iddia eden Küçük, Müslüman kamuoyunun bu konuda duyarlı olması gerektiğini aktardı. Kamuoyu oluşturulmadığı takdirde herkesin kendi başına zulümde eriyeceğini belirten Küçük, “Şu anda verilen hükümler sanki Hizb-ut Tahrirli kişiler terör yapmış adam öldürmüş, dağda silah taşımış gibi bir hüküm verildi. 2009’dan beri 16. Dairede bekletilen davalar, yaşanan bu süreçten sonra maalesef yeniden FETÖ döneminde etkin olan o 9. Dairenin vermiş olduğu içtihada dayanarak davalar onaylanmaya başladı. Bunun hiçbir dayanağı yok, adalet asla ve asla burada tecelli etmemiştir. Bir zulüm tecelli etmiş, bunun düzeltilmesi gerekiyor. Müslüman kamuoyunun da bu konuda duyarlı olması gerekiyor. Müslümanlar bugün birbirine sahip çıkmazlarsa, yarın başka bir kesim mağdur olabilir. Dolayısıyla biz Müslüman kamuoyunun Hizb-ut Tahrirli kardeşlerine sahip çıkmalarını bekliyoruz. Bu eğer kamuoyu haline getirilmezse herkes kendi başına çekmekte olduğu zulüm içerisinde eriyip gidecektir. Bundan dolayı kamuoyundan duyarlılık bekliyoruz” diyerek sözlerine son verdi.

__

~Gazete İpekyol •

Küçük: Zulüm Tecelli Etmiştir!

SON HABERLER