loader
AYDIN USALP: MESELEYİ HDP VE TERÖR SORUNU ÜZERİNDEN KONUŞMAK DOĞRU DEĞİL

AYDIN USALP: MESELEYİ HDP VE TERÖR SORUNU ÜZERİNDEN KONUŞMAK DOĞRU DEĞİL

Köklü Değişim Medya

Köklü Değişim Dergisi 2021 Haziran sayısını “Kürt Meselesi ve Çözüm Arayışları” başlıklı bir Soruşturma Dosyası olarak çıkardı. Soruşturmaya katılan Araştırmacı Yazar Aydın USALP, Kürt meselesini HDP ve terör sorunu üzerinden konuşmanın veya bunları merkeze alarak çözüm arayışına girmenin doğru olmadığını söyledi. 

Aydın USALP, meseleye ilişkin tespitini şu ifadeleri kullanarak devam ettirdi: “Lakin bu iki hususu Kürt meselesinden bağımsız düşünmek de mümkün değildir. Öncelikle HDP ve daha önce farklı isimlerde kurulup kapanan siyasi partilerin asıl değil, PKK’nin siyasi arenadaki yüzü olduklarını unutmamak gerekir. Dolayısı ile varlığını Kürt meselesi üzerinde inşa eden örgütün görmezlikten gelinmesi de mümkün olmayacaktır. Bununla birlikte örgütün Kürtler arasında hâlen kayda değer bir destekçi potansiyeli olmasına rağmen Kürt halkının temsilcisi olduğunu söylemek mümkün değildir. Diğer taraftan HDP’nin aldığı oy oranı ile örgüte olan desteği aynı görmek hatadır. Çünkü milliyetçi, incinmiş, zulüm görmüş kayda değer bir kitle için HDP’den başka bir alternatif bulunmamaktadır. Yine daha önce hem iktidar hem de medyanın bu meselede örgütü asli muhatap olarak görmesi, toplumda da böyle bir algının yerleşmesine sebep olmuştur.”

Soruşturma yazısına Osmanlı Devletinin doğuda kurduğu idari sistem ile asırlarca huzurlu bir birliktelik tesis ettiğini hatırlatarak başlayan Aydın USALP, sorunun kaynağını tarif ederken şu cümlelere yer verdi: “Cumhuriyetin kurulması ile birlikte ümmet anlayışından ulus anlayışına geçiş yapıldı. İslâm ortadan kaldırıldı ve jakoben bir anlayışla herkes Türk kabul ettirilmeye çalışıldı. Yeni bir ulus yaratmak şiarıyla yola koyulan cumhuriyet rejimi, tarihi boyunca Kürtlere yönelik çok yönlü inkâr, imha, sürgün ve asimilasyon politikasını hayata geçirdi.”

Araştırmacı Yazar Aydın USALP, “Türkiye’deki siyasi parti, sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderlerinin Kürt Meselesi ve terör sorununun çözümünde üstlenmesi gereken rol nedir? Neler Yapılmalı?” sorusunu ise şöyle cevaplandırdı: “Bu mesele her ne kadar asıl olarak devlet veya sistem meselesi ise de siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının da üstlenebileceği bir görev vardır. Öncelikle sivil kuruluşlar kendilerini iktidarın ve örgütün konjonktürüne karşı konumlanmaktan uzaklaşıp bağımsız bir şekilde meseleye yaklaşmalıdır. Hakkaniyet ölçülerine riayet etmeli, her türlü milli duygudan arınarak köklü çözüme odaklanmalıdır. Dolayısı ile meselenin çıkış kaynağına dikkatleri çekmeli ve çözümü de orada arayıp dillendirmelidir.”

USALP: “Kürt Devleti” kurulsa dahi bu mesele çözülmüş olmayacaktır

Erken seçim ya da 2023 seçimleri ittifak zeminlerinde Kürt Meselesinin partiler veya iktidar tarafından değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine de değinen Aydın USALP, sorunun çözümüne yönelik olarak şu görüşleri yazısına taşıdı:  “Bugüne kadar uygulanan güvenlikçi yaklaşım, sorunu daha çok derinleştirmiştir. Aynı şekilde halklara enjekte edilen ulusçu duygular mevcut oldukça da bu mesele yine çözülmeyecektir. Yine bir ulus devlet olarak bir “Kürt Devleti” kurulsa dahi bu mesele çözülmüş olmayacaktır…

Meselenin çözümünün sadece İslam’da olduğuna dikkat çeken Aydın USALP soruşturma yazısını şu satırlar ile noktaladı:

“İslâm ümmetinin karşı karşıya kaldığı bütün sorunların tek çözümü İslâm olduğu gibi Kürt meselesi de ancak ve ancak İslâm ile köklü çözüme kavuşabilir. Bunun için demokratik laik düzenler Müslümanların hayatlarından, düşüncelerinden uzaklaştırılıp İslâm şeriatı tekrar tatbik edilmelidir. 13. asır dünyaya yön vermiş İslâm ideolojisi, farklı dil, ırk, renk ve coğrafyadaki Müslümanları kardeş hâline getirirken diğer halkları da adaletle yönetmiş olması bu iddiamızın delilidir. Böylesi bir düzen, milliyetçi laik sistemin kırdığı kalplere sürur, yaktığı fitne ateşine su, zehirlediği dimağlara şifa verebilir. İslâm şeriatının tatbik edilmesiyle üstünlüğün ırkta, renkte olmayıp sadece takvada olduğu tüm benliklerde hissedilir. Adalet terazisi herkesi hak ettiğiyle ölçer. Aynı idealin peşinde koşan Müslümanlar sadece Allah Subhânehû ve Teâlâ’yı razı etme yarışında olur. Kâfirlerin fitnelerinden emin olunur. Bu temel hususlarla iktifa etmeyi yeterli görüyorum. Bugün beşerî ideolojilerin ortaya çıkardığı tüm sorunları ve de Kürt meselesini hakkıyla çözebilecek yegâne sistemin adının Hilâfet olduğunu tekrardan vurguluyorum.”

Sayın Aydın USALP’in “Kürt Meselesi ve Çözüm Arayışları” SORUŞTURMA cevaplarının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Köklü Değişim Dergisi 2021 Haziran Sayısında Aydın USALP ve diğer 9 katılımcıya sorulan SORUŞTURMA sorularını ve katılımcıların verdikleri cevapları sizler için haberleştirmeye devam edeceğiz.

#KürtMeselesiNasılÇözülür

SON HABERLER